Posta Gazetesi
Siz değerli okuyucularımızdan gelen elektronik postalar doğrultusunda “Aile İçi Şiddet ve Kadına Yönelik Şiddet” sorunlarını bu hafta ki yazımızda ele aldım. Evet, ülkemizin acı gerçeklerinden biri olan Şiddet Unsuru gerek yasalarla gerekse sivil toplum örgütlerinin çalışmalarıyla önlenmeye çalışılmaktadır.
Evlilik birliği içinde şiddete maruz kalmak kader değildir. Bu konuda Ankara Barosu ve T.C Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının, Aile içinde şiddete uğrayan özellikle kadın ve çocuklara destek hatları bulunmaktadır. Ülkemiz gündeminde var olan Ayşe Paşalı davasında; Yargıtay 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını oy birliği ile onadı. Bu durum gösteriyor ki hiçbir suç cezasız kalmıyor.
Gelen mailler içinde ; 3 yıldır evli ve 2 çocuk annesi olan Sibel A. nın kocası tarafından darp edildiği ve psikolojik baskı gördüğünü, evliliğinin çekilmez hale geldiğini ,ayrıca kendi ailesinden de destek görmediğini belirterek, ne yapması gerektiğini sordu.
6284 Sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda” şiddet mağdurları ve şiddet uygulayanlar hakkında hâkim, kolluk görevlileri ve mülkî amirler tarafından istem üzerine veya resen verilecek tedbir kararları verilebilir.” denmektedir.
Sibel ‘in yaşadığı şiddeti, kendisi şikayet yoluyla ya da komşularının ihbarı doğrultusunda da polis veya jandarmaya yahut yaşadığı yerdeki mülki amirliğe derhal haber verilmesi suretiyle adli işlem başlamış olacaktır. Mülki amire başvuru halinde tedbir yetkilerinin bazıları şöyledir ;
a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması. b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması. c) Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi. Sadece bunlardan bir kaçıdır.
Eğer durum mahkemeye sevk olduysa; Aile Mahkemesi görevli olmakla birlikte, yasalarda var olan tedbirleri ve yaptırımları uygulamak suretiyle de yaşanan şiddete bir son vermektedir. Sadece bunlardan bir kaçı olan; Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi. c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması , Nafaka bağlanması, Gibi bir çok önleyici tedbir bulunmakla beraber ayrıca; hakaret, darp, cinsel istismar ,yaralama gibi şiddet içeren hareketlerin ise TCK nın ilgili maddelerince ayrıca değerlendirilmek suretiyle karar verilmektedir.
Bir başka okuyucumuz Filiz B. nin ise ; eşi tarafından ölümle tehdit edildiği, hakarete maruz kaldığı ve dövülmesi neticesinde yaralandığını ve ne yapması gerektiğini ve korktuğunu yazmış.
Korkmakta haklı, ekonomik olarak eşine bağımlı olması ve fiziksel kuvvet olarak güçsüzlüğü korkmasına sebep olmaktadır. Yukarıda da belirttiğim gibi vakit geçirmeden en yakın polis veya jandarmaya haber verilerek güvenlik tedbirlerinin alınması gerekmektedir. Aksi halde şiddetli bir kavga neticesinde sonuçları daha ağır ve hayati tehlike yaratabilmektedir.
Bu durum hem çocuklar üzerinde hem de şiddete maruz kalan kadın için ağır psikolojik tramvalara neden olduğu gibi hayatlarının geri kalanını da etkilemektedir.
Bütün bunları önlemek için biraz cesaret ve kararlılığın yeterli olduğu kanısındayım. Devletimizin ilgili birimleri destek vermekle birlikte, mutlaka bir avukat ile görüşüp hukuki yardım almanızda fayda görmekteyim.
İnternet sitemizdeki deneyimlerinizi arttırabilmek ve kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilmek için çerezler kullanıyoruz. Daha detaylı bilgi :
gizlilik bildirimi , çerez politikası
Kabul ediyorum Kabul etmiyorum

FON KRİZİ NEDİR ?
Ülkemizde Ağustos ve Eylül 2026 yılında başlayan ve İstanbul Borsasındaki bir takım serbest yatırım fonların temerrüde düşmesi ile başlayan finansal krizdir. Ağustos 2026 tarihi itibariyle SPK (Sermaye Piyasaları Kurulu ) tarafından risk sınırlandırılması yapılarak portföy yatırım/yönetim şirketlerinin usulsüz işlemleri ve yaşanan likitite sıkışıklığına neden olması nedeniyle fonlar 15-16 Eylül 2026 tarihinde yatırımcılarına ödeme yapamaz hale gelmiştir.
HUKUKİ HAKLARIMI NASIL KULLANABİLİRİM ?
Öncelikle mağdurların yapması gereken SPK tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde yayınladığı 131 tasfiye fonu içerisinde olup olmadığıdır. Yasalaşan kanun sadece 131 Fon için geçerlidir. Fonların tam ünvanı ve kodunun bilinmesi gereklidir. SPK 2026/61 sayılı bülteninde fon listesi yayınlamıştır.
MAĞDURİYETİMİ NASIL İSPATLARIM ?
Katılma payına sahip vatandaşlarımızın satış talimatlarının durumu belirleyici rol üstlenmektedir. SPK tarafından bankalar ile merkezi kayıt kuruluşu arasında katılma payı sahiplerinin yani yatırımcıların hesapları ile gerçekleşen talimatları neticesinde anlaşma sağlanmaktadır.
Başvuru için gerekli belgeler ;
Fonun tam adını ve kodunu gösteren hesap dökümü
Katılım payı adedini ve işlem geçmişini gösteren her türlü kayıt
Fonun satış talimatının tarihi, saati , alım satım talimat emrini gösteren loglar
Talep neticesinde talimatın gerçekleştiği ya da red edildiğini gösteren ekran kaydı
Aracı kurum, banka ve portföy yönetim şirketi ile gerçekleştirilen yazışmalar
İlgili SPK,KAP ve kamuoyuna yansımış ilanlar
Mağdurların yukarıda belirtilen belgelerin ellerinde olması mağduriyetlerinin ispatı açısından büyük önem taşımaktadır. Başvurulacak olan hukuki yollarda beu belgeleri delil niteliğinde olması sebebiyle dava dosyasında yer alacağından gerçek belgeler olması şarttır.
TASFİYE SÜRECİ NASIL TAKİP EDİLECEKTİR ?
SPK, fonların tasfiyesini Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası AŞ. görev verilerek banklar tarafından fonların tasfiyesi gerçekleştirilecektir. Portföy yönetiminin varlıklarının satılarak mağdurların zararları karşılanacaktır. Yatırımcıların 1.000.000.TL ve altındaki yatırımları tasfiye sürecinde Fonun önceki gün sonu fiyatı; ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyattır. 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1.000.000 Türk lirası ara ödeme yapılabilir. Şeklinde kanun 7596 sayılı kanunda belirtilmiştir.
HANGİ DAVALARA BAŞVURMAK GEREKİR
Yaşanılan mağdur kişi sayısı açıklanan bilgilere göre 455.758 tekil yatırımcı olduğu belirtilmiştir. Hukuki süreç için geç kalınmaması ve zaman aşımına dikkat edilmesi gerekmektedir.
SUÇ DUYURUSU ve CEZA DAVALARI
Zarar gören yatırımcılar mernis adreslerinin bulunduğu Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurularak, zararı ispat eden deliller ile başvuru yapılabilmektedir. 6362 Sermaye Piyasası Kanuna Muhalefet 106- 107 /1 Maddeleri gereğince Piyasa dolandırıcılığı - Bilgi Suistimali Suçları Türk Ceza Kanunun 282. Maddesinin Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından yargılama yapaılacaktır.
Başvuran kişi suçtan zarar gören /mağdur sıfatı ile dava dosyasında yer alarak, katılma talebinin kabulüyle davalar neticelendirilicektir.
Ceza davasında tespit edilecek suça ilişkin eylemlerin, yatırımcılara vermiş olduğu zararların rücusunda yani tazmin edilmesinde delil olarak sayılacağından, açılacak tazminat dosyalarının hızlı sonuçlanmasına ağlayacaktır.
İDARİ DAVALAR ( Zarardan Doğan Tam Yargı Davaları)
Sermaya Piyasalarının Kurumunun asli görevi olan portföy yönetim firmalarının denetlenmesi ve takip edilmesi hususunda sorumluluğu bulunmaktadır. Kurumun hatalı ya da eksik işlemlerinden kaynaklı oluşacak zararın devlet kurumundan talebi için idari dava açılması gerekmektedir. Açılacak tam yargı davaları teknik ve usul olarak takip edilmesi ve uzman hukukçular tarafından takip edilmesi gerekmektedir. İdarenin hizmet kusurunun net olarak tespit edilmesi tespit edilmeden dava açılmamasını öneririz.
HAKSIZ FİİL ve KUSUR SORUMLULUĞU, MANEVİ TAZMİNAT
Fon yöneticilerinin sorumluluğu yasalar kapsamına belirlenmiştir. Yatırımcının yaşamış olduğu zararın tespiti ile Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunun gereğince haksız fiilden sorumlulukları bulunmaktadır. Ayrıca yaşanılan mağduriyet sebebiyle de manevi tazminat davaları da açılabilecektir. Bu davaların lehe sonuçlanabilmesi için haksız fiilden kaynaklanan zararın yarattığı sonuçların belgelendirilmesi gerekmektedir.
Fon krizinden zarar gören yatırımcının hukuki süreci takip edilmesi için uzman bir hukukçudan hukuki destek alarak başvuruları yapmasında fayda vardır. Davaların sonuçları değişkenlik gösterebileceği üzere başvurucu vekilinin dava neticesinde sorumluluğu bulunmamaktadır.
Onur Şener Davasında Haklı Mücadelemiz Sonuç Verdi, Cezalar Kesinleşti.Sanıklar Hak Ettikleri Cezaları Aldılar. Yargıtay Son Kararı Onayarak Davayı Bitirdi.
https://turkinform.com.tr/onur-sener-cinayetinde-kesin-karar-cezalar-netlesti
8. Yargı Paketi ile mevzuatımızda yapılan değişikliklere ilişkin karşılaştırmalı tablo aşağıdaki linkten ualaşabilirsiniz.
2024 03 02 - 8. YARGI PAKETİ - YÜRÜRLÜK ÇALIŞMASI[2].pdf
Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi adına tarafımca düzenlenen Ceza Muhakemesinde İspat, Delillerin Ortaya Koyulması, Takdiri, Tartışılması konulu seminerimize Prof. Dr. Feridun YENİSEY, Prof. Dr. Ersan ŞEN ve Prof. Dr. Ali Kemal YILDIZ katkı sağladılar.
https://www.youtube.com/watch?v=cbvaW-3qvB0&t=3945s

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen BİLİŞİM SUÇLARI eğitiminde Bilişim Suçlarında Etkin Vekillik başlıklı sunumu gerçekleştirdim.
https://www.youtube.com/watch?v=GxYDfrEV6h0&t=9018s


Canice katledilen rahmetli Onur ŞENER 'in kızının vekilliğini üstelenerek ceza yargılamasına müdahil olduk.Geride bıraktığı evladının hukuki haklarını korumak için davada görev yapmaktayız.
https://www.hurriyet.com.tr/video/ankarada-oldurulen-onur-senerin-kizinin-avukati-uyardi-42149222
https://www.dailymotion.com/video/x8e905n

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi Genel Sekreteri olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın da görev yapan Cumhuriyet Savcısı Serdar KÜTAHYA'yı makamında ziyarette bulunduk. Güncel yargıtay kararlarını değerlendirdik.

Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcımız Av. Sibel Suiçmez ile Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Zühtü ARSLAN' ı ziyaret ederek,mesleki eğitimler konusunda istişare de bulunduk.

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezin de yürüttümüz Ceza Hukuku Eğitmenliğimiz tüm hızıyıla devam ediyor. Elazığ, Çanakkale, Malatya Barosu Eğitimleri Meslektaşların yüksek katılımıyla gerçekleştirilmiştir.













