Posta Gazetesi 27.05.2013
Şehrimizin vazgeçilmez eğlence yerleri arasına hızlıca giren kısaca AVM (alış veriş merkezi) diye isimlendirilen mekânlar da zaman zaman sorunlar yaşamaktayız.. Araç camının kırılarak, aracın içinde bulunan eşyaların çalınması veya aracın tamamen çalınması gibi hırsızlık olayları ile karşılaşmaktayız. Bu hafta mail adresime bu konuya yönelik bir takım sorular geldi. Ne yapmanız gerektiğini ele alalım.
Tamer Y soruyor “ Hafta sonu ailece gittiğimiz X AVM de aracımın camı kırılarak telefonum ve diz üstü bilgisayarım çalındı. Olay yerine polis çağırdım ve tutanak tutuldu, fakat AVM yetkilileri sorumlu olmadıklarını belirterek zararımı karşılayamamaklarını belirttiler, Ben bu durumda ne yapmama gerek “ diye sormaktadır.
Öncelikle gerek otopark gerekse trafik içerisindeyken değerli eşyalarımızı görünür bir şekilde bırakmamak gerekmektedir. Yaşamış olduğunuz bu hırsızlık olayında AVM de oluşan zarardan kusur oranın da sorumludur ve görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Şöyle ki; AVM müşterilerine hizmet sunmak için otopark yaptırmışım. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada "alışverişe konu olan taşınır eşyayı.." mal, "bir mal yada hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişi" tüketici "kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri" satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise "bu kanunun uygulanmasıyla ilgili çıkacak her türlü ihtilaşara tüketici mahkemelerinde bakılır" hükmüyle, kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaşara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir. Somut olay değerlendirildiğinde, tüketici davacı ile satıcı ve hizmet sunan davalı arasında mal satışından kaynaklanan bir ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir.
Zarar konusu ise; AVM lerin müşterilerine gereken güveni ve özeni göstererek güvenlik tedbirlerini alması gerekmektedir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin verdiği emsal karara da olaya göre …….“bu tesisler umuma açık ise de, kamu malı niteliğinde olmadığı gibi tesis sahip ve orada bulunan işyerlerinin hakimiyet ve tasarrufunda olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Böyle bir tesise ve mağazaya, tesis ve mağaza sahibinin yarattığı güven duygusu ile giren ve aracını park yerine bırakarak ihtiyaçlarını gidermek üzere aracının başından ayrılan araç sahibinin güven duygusunu mağaza yönetiminin boşa çıkarmaması gerekir. Mağaza yönetiminin mağazaya gelen kişilerin mal ve canlarının güven içinde olmalarını, tehlikelerden korumalarını sağlamak için gerekli önlemleri almaması, sağladığı güven duygusunu boşa çıkarması hukuka ve MK.nun 2. maddesinde yerini bulan dürüstlük kurallarına aykırıdır. Bu nedenle mağaza yönetimi, aracı ile gelen kişilerin uğradığı zararlardan sorumludur. Bu sorumluluktan ancak, gerekli tüm tedbirleri aldıkları halde zararın meydana gelmesini önleyemediğini ispat ettikleri takdirde kurtulabilir.” Denmektedir. Bu nedenle; AVM ler de zarar sorumluluğundan söz edilir ve zararın tazmini için AVM yönetimlerine başvrulmalıdır.Bu duruma benzer Yargıtay kararları mevcuttur.Anlaşılacağı üzerine günlük yaşamımızda sıkça karşılaşacağımız bir durum, bu sebeple siz siz olun aracınızda kıymetli eşyalarınızı bırakmayın. Oluşacak hırsızlık vakalarında mutlaka polisi arayarak şikayette bulunmalısınız.
İnternet sitemizdeki deneyimlerinizi arttırabilmek ve kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilmek için çerezler kullanıyoruz. Daha detaylı bilgi :
gizlilik bildirimi , çerez politikası
Kabul ediyorum Kabul etmiyorum

FON KRİZİ NEDİR ?
Ülkemizde Ağustos ve Eylül 2026 yılında başlayan ve İstanbul Borsasındaki bir takım serbest yatırım fonların temerrüde düşmesi ile başlayan finansal krizdir. Ağustos 2026 tarihi itibariyle SPK (Sermaye Piyasaları Kurulu ) tarafından risk sınırlandırılması yapılarak portföy yatırım/yönetim şirketlerinin usulsüz işlemleri ve yaşanan likitite sıkışıklığına neden olması nedeniyle fonlar 15-16 Eylül 2026 tarihinde yatırımcılarına ödeme yapamaz hale gelmiştir.
HUKUKİ HAKLARIMI NASIL KULLANABİLİRİM ?
Öncelikle mağdurların yapması gereken SPK tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde yayınladığı 131 tasfiye fonu içerisinde olup olmadığıdır. Yasalaşan kanun sadece 131 Fon için geçerlidir. Fonların tam ünvanı ve kodunun bilinmesi gereklidir. SPK 2026/61 sayılı bülteninde fon listesi yayınlamıştır.
MAĞDURİYETİMİ NASIL İSPATLARIM ?
Katılma payına sahip vatandaşlarımızın satış talimatlarının durumu belirleyici rol üstlenmektedir. SPK tarafından bankalar ile merkezi kayıt kuruluşu arasında katılma payı sahiplerinin yani yatırımcıların hesapları ile gerçekleşen talimatları neticesinde anlaşma sağlanmaktadır.
Başvuru için gerekli belgeler ;
Fonun tam adını ve kodunu gösteren hesap dökümü
Katılım payı adedini ve işlem geçmişini gösteren her türlü kayıt
Fonun satış talimatının tarihi, saati , alım satım talimat emrini gösteren loglar
Talep neticesinde talimatın gerçekleştiği ya da red edildiğini gösteren ekran kaydı
Aracı kurum, banka ve portföy yönetim şirketi ile gerçekleştirilen yazışmalar
İlgili SPK,KAP ve kamuoyuna yansımış ilanlar
Mağdurların yukarıda belirtilen belgelerin ellerinde olması mağduriyetlerinin ispatı açısından büyük önem taşımaktadır. Başvurulacak olan hukuki yollarda beu belgeleri delil niteliğinde olması sebebiyle dava dosyasında yer alacağından gerçek belgeler olması şarttır.
TASFİYE SÜRECİ NASIL TAKİP EDİLECEKTİR ?
SPK, fonların tasfiyesini Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası AŞ. görev verilerek banklar tarafından fonların tasfiyesi gerçekleştirilecektir. Portföy yönetiminin varlıklarının satılarak mağdurların zararları karşılanacaktır. Yatırımcıların 1.000.000.TL ve altındaki yatırımları tasfiye sürecinde Fonun önceki gün sonu fiyatı; ihtiyaç duyulan bilgiler tasfiye ile görevli kuruluşlardan temin edilerek, ilgili güne dair yapılan değerleme ile Takasbank tarafından hesaplanan fiyattır. 1.000.000 Türk lirası ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1.000.000 Türk lirası ara ödeme yapılabilir. Şeklinde kanun 7596 sayılı kanunda belirtilmiştir.
HANGİ DAVALARA BAŞVURMAK GEREKİR
Yaşanılan mağdur kişi sayısı açıklanan bilgilere göre 455.758 tekil yatırımcı olduğu belirtilmiştir. Hukuki süreç için geç kalınmaması ve zaman aşımına dikkat edilmesi gerekmektedir.
SUÇ DUYURUSU ve CEZA DAVALARI
Zarar gören yatırımcılar mernis adreslerinin bulunduğu Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurularak, zararı ispat eden deliller ile başvuru yapılabilmektedir. 6362 Sermaye Piyasası Kanuna Muhalefet 106- 107 /1 Maddeleri gereğince Piyasa dolandırıcılığı - Bilgi Suistimali Suçları Türk Ceza Kanunun 282. Maddesinin Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından yargılama yapaılacaktır.
Başvuran kişi suçtan zarar gören /mağdur sıfatı ile dava dosyasında yer alarak, katılma talebinin kabulüyle davalar neticelendirilicektir.
Ceza davasında tespit edilecek suça ilişkin eylemlerin, yatırımcılara vermiş olduğu zararların rücusunda yani tazmin edilmesinde delil olarak sayılacağından, açılacak tazminat dosyalarının hızlı sonuçlanmasına ağlayacaktır.
İDARİ DAVALAR ( Zarardan Doğan Tam Yargı Davaları)
Sermaya Piyasalarının Kurumunun asli görevi olan portföy yönetim firmalarının denetlenmesi ve takip edilmesi hususunda sorumluluğu bulunmaktadır. Kurumun hatalı ya da eksik işlemlerinden kaynaklı oluşacak zararın devlet kurumundan talebi için idari dava açılması gerekmektedir. Açılacak tam yargı davaları teknik ve usul olarak takip edilmesi ve uzman hukukçular tarafından takip edilmesi gerekmektedir. İdarenin hizmet kusurunun net olarak tespit edilmesi tespit edilmeden dava açılmamasını öneririz.
HAKSIZ FİİL ve KUSUR SORUMLULUĞU, MANEVİ TAZMİNAT
Fon yöneticilerinin sorumluluğu yasalar kapsamına belirlenmiştir. Yatırımcının yaşamış olduğu zararın tespiti ile Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunun gereğince haksız fiilden sorumlulukları bulunmaktadır. Ayrıca yaşanılan mağduriyet sebebiyle de manevi tazminat davaları da açılabilecektir. Bu davaların lehe sonuçlanabilmesi için haksız fiilden kaynaklanan zararın yarattığı sonuçların belgelendirilmesi gerekmektedir.
Fon krizinden zarar gören yatırımcının hukuki süreci takip edilmesi için uzman bir hukukçudan hukuki destek alarak başvuruları yapmasında fayda vardır. Davaların sonuçları değişkenlik gösterebileceği üzere başvurucu vekilinin dava neticesinde sorumluluğu bulunmamaktadır.
Onur Şener Davasında Haklı Mücadelemiz Sonuç Verdi, Cezalar Kesinleşti.Sanıklar Hak Ettikleri Cezaları Aldılar. Yargıtay Son Kararı Onayarak Davayı Bitirdi.
https://turkinform.com.tr/onur-sener-cinayetinde-kesin-karar-cezalar-netlesti
8. Yargı Paketi ile mevzuatımızda yapılan değişikliklere ilişkin karşılaştırmalı tablo aşağıdaki linkten ualaşabilirsiniz.
2024 03 02 - 8. YARGI PAKETİ - YÜRÜRLÜK ÇALIŞMASI[2].pdf
Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi adına tarafımca düzenlenen Ceza Muhakemesinde İspat, Delillerin Ortaya Koyulması, Takdiri, Tartışılması konulu seminerimize Prof. Dr. Feridun YENİSEY, Prof. Dr. Ersan ŞEN ve Prof. Dr. Ali Kemal YILDIZ katkı sağladılar.
https://www.youtube.com/watch?v=cbvaW-3qvB0&t=3945s

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen BİLİŞİM SUÇLARI eğitiminde Bilişim Suçlarında Etkin Vekillik başlıklı sunumu gerçekleştirdim.
https://www.youtube.com/watch?v=GxYDfrEV6h0&t=9018s


Canice katledilen rahmetli Onur ŞENER 'in kızının vekilliğini üstelenerek ceza yargılamasına müdahil olduk.Geride bıraktığı evladının hukuki haklarını korumak için davada görev yapmaktayız.
https://www.hurriyet.com.tr/video/ankarada-oldurulen-onur-senerin-kizinin-avukati-uyardi-42149222
https://www.dailymotion.com/video/x8e905n

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi Genel Sekreteri olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın da görev yapan Cumhuriyet Savcısı Serdar KÜTAHYA'yı makamında ziyarette bulunduk. Güncel yargıtay kararlarını değerlendirdik.

Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcımız Av. Sibel Suiçmez ile Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Zühtü ARSLAN' ı ziyaret ederek,mesleki eğitimler konusunda istişare de bulunduk.

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezin de yürüttümüz Ceza Hukuku Eğitmenliğimiz tüm hızıyıla devam ediyor. Elazığ, Çanakkale, Malatya Barosu Eğitimleri Meslektaşların yüksek katılımıyla gerçekleştirilmiştir.













